Arama Sonuçları..

Toplam 35 kayıt bulundu.

“Yeni Normallere Göre Yapılan Tasarımlar Turizmde Başarıyı Getirecektir”

Ödüllü projeleri ile ulusal ve uluslararası çapta başarılara imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, Covid-19 pandemisi sonrası turizm sektöründe otellerin ve tatil köylerinin mimari açıdan ne tür değişiklikler yapması gerektiğini aktardı. Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y.Mimar Feza Ökten Koca, Covid-19 pandemisi sonrasında turizm alışkanlıklarının ne yönde değişeceğini mimari açıdan değerlendirdi. Feza Ökten Koca’ya göre, turizmde önceliklerin değiştiğini kabul ederek, yeni normallerde göre yapılan tasarımlar başarıyı getirecek.Covid-19 pandemisi sonrası özellikle farklı ziyaretçilerin kullanımına açık olan otellerin ve tatil köylerinin iç düzenlemesinde değişiklikler yapılması gerektiğini vurgulayan Y.Mimar Feza Ökten Koca, bu konuda titiz davranan işletmelerin müşterilerinin güvenini sağlayabileceklerini dile getiriyor. Mimar, bu dönemde insanların seyahat ve konaklama konularında çok daha temkinli davranacaklarını sözlerine ekliyor: “Bugüne kadar genel olan her şey, artık daha kişisel hale gelmek zorunda. Buna en iyi örnek, otellerin restoran bölümleri olabilir. Bugüne kadar açık büfe sisteminin yaygın olması pandemi sonrası bu düzende ciddi farklılıklar getirecektir. Farklı kişilerin aynı şeylere dokunma ihtimali, yiyeceklere yaklaşma mesafesi ve kişilerin nefeslerinin yiyecekle ilişkisi, müşterilerin yiyecekleri alırken birbirlerine olan yaklaşma mesafeleri sorgulanmalı” diyen Feza Ökten Koca’ya göre açık büfe sisteminin yerini en kısa sürede alakart restoranlara bırakması gerekecek.Lobi yerleşimlerinin de tamamen sosyal mesafeler gözetilerek revize edilmesi gerektiğini dile getiren Feza Ökten Koca, özellikle havalandırma sistemlerinin elden geçirilmesinin ve hava temizleyici cihazlar kullanılmasının öneminin de altını çiziyor. Aynı zamanda mekanlarda sistematik dezenfeksiyon işlemleri yapılmasının ve temiz hava girişi sağlanmasının da hayati önem taşıdığını belirtiyor ve ekliyor: “Mekanların birçok farklı noktalarına el dezenfektan sağlayıcı cihazlar konulmalı, müşterileri bu konularda uyarma amaçlı yeni yönlendirmeler tasarlanmalı.”Otel odalarında yapılan günlük temizlikte tek kullanımlık temizlik pedleri kullanılmalıdır, böylelikle bir odada olabilecek bir virüs ya da mikrobun diğer bir odaya bulaşması engellenmeli. Her check-out sonrası dezenfeksiyon işlemi uygulanması gerektiğinden söz eden mimar, görevlilerin mutlaka maskeyle çalışmak zorunda olduğunu da sözlerine ekliyor. Feza Ökten Koca’ya göre mümkünse her odada hava temizleme cihazı olmalı ve girişlere mutlaka dezenfektan cihazları ve uyarılar yerleştirilmeli.Özellikle genelde tamamen kapalı alanlarda yer alan küçük-büyük toplantı odalarının havalandırma sistemlerinin tekrar elden geçmesi gerekmektedir. Buradaki şartlandırılmış havanın mutlaka dışarıdan alınan temiz hava ile sağlanması ve içerideki havanın devir daim etmesinin engellenmesi gerekmektedir, özellikle kullanılan filtrelerin değişmesi söz konusu olabilir. Hastanelerde kullanılan havalandırma sistemlerinde mutlaka hepa (High Efficiency Particulate Air) filtreler kullanılmaktadır, oteller de kapalı alanlarında kullandıkları havalandırma sistemlerinde hepa filtre sisteminden yararlanabilirler.Otellerde ve tatil köylerinde ortak tuvaletlerde sosyal mesafeye dikkat edilerek yerleşim yapılması gerektiğini dile getiren mimar, kişilerin bekleme noktalarının belirlenmesi gerektiğini vurguluyor ve ekliyor: “Sıcak hava üfleyen el kurutma cihazları artık kullanılmamalı. Ana girişler kapısız olarak ya da fotoselli kapılarla düzenlenmeli. Mümkün olduğunca elle dokunma olasılığını azaltıcı çözümlere gidilmeli. Özellikle tuvaletlerin egzos sisteminin çok iyi çalışması gerekmektedir. Virüsün insan dışkısında yaşadığı bilinmektedir, bu yüzden egzos çok önemlidir, aynı zamanda da rezervuar kullanımı sırasında mutlaka klozet kapağının kapalı olduğundan emin olunmalıdır.’’“Turizm yapılarında renovasyon şart ama mutlaka uzman mimarlarla yapılmalı...”Pandemi sonrası otellerde yapılması gereken düzenlemeler için kesinlikle yeni bir yönetmeliğe ihtiyaç olduğunu dile getiren Y.Mimar Feza Ökten Koca, bu yönetmelik oluşturulurken mutlaka turizmci, mimar, doktor gibi konu uzmanlarından oluşan bir ekiple belirlenecek kriterlerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Aynı zamanda farklı tipteki otellere göre farklı yönetmelikler ve kontrol mekanizmaları oluşturulması gerektiğini de sözlerine ekliyor.‘’Mevcut otellerin duruma adapte edilebilmesi için renove edilmesi gerekecektir. Bu da tabii ki renovasyon projelerinde artışa neden olacak, ancak günün ekonomik koşulları bu girişimleri zorlayacak” diyen Feza Ökten Koca, doğru renovasyonun ekonomik olarak en doğru karar olduğunu ve ancak işin uzmanları ile gerçekleştirilebileceğini dile getiriyor.Her ne kadar dünya en zor günleri geride bırakıp normalleşme günlerine yavaş yavaş geçiyor olsa da henüz yaşadığımız sürece “pandemi sonrası” denilemeyeceğini aktaran Feza Ökten Koca, bu nedenle hala tedirginliğin sürdüğünü ve eski günlere bir anda geri dönülemeyeceğini dile getiriyor ve ekliyor: “Otellerin duruma bu açıdan bakması gerekir. Müşterilerin bu korkusunu yenebilecekleri düzene girdiklerini onlarla iyi bir şekilde paylaşmalılar.” Bu noktada müşteri güvenini kazanmanın oldukça önemli olduğunu belirten mimar, yeni normallere uyum sağlanarak turizmde başarılı olunabileceğini aktarıyor ve ekliyor: “Otel yöneticilerinin mutlaka konunun uzmanları ile birlikte çalışmalarını tavsiye ediyorum, özellikle doktorlardan mutlaka sürekli destek almalılar. Mutlaka müşterilerine karşı şeffaf olmalılar, söyledikleri şeylerin arkasında durmalılar. Müşterilerin güveni ancak bu şekilde kazanılır. Zor günlerde yeni yatırımlar yapmak zorundalar. Bundan birkaç ay önce hiç akılda olmayan yeni maliyetler ortaya çıktı ama bunu en iyi yapan kazanacak. Uzun vadeli düşünmeleri gerekiyor.” Turizm tesisi planlayan yatırımcıların mutlaka yeni normalleri dikkate alarak hareket etmelerini, planlanan ya da yapılmakta olan projelerde bu yönde revizyonlar yapmalarını tavsiye ediyor ve ekliyor: “Bu dönemde müşteri odaklı düşünmemiz ve önceliklerin değiştiğini kabul etmemiz gerekiyor.” Elips Tasarım Mimarlık Hakkında:Elips Tasarım Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. 1999 yılında Y.Mimar Feza Ökten Koca tarafından kuruldu. Mimari tasarım hizmetleri ile başladığı yolculuğuna yıllar içinde iç mimari tasarım ve anahtar teslim uygulama işlerini de ilave etti.  Özellikle konut, ticari alanlar, yeme-içme, mağazacılık ve eğitim alanlarında projeler üretmektedir. Bu süreçte mobilya ve aydınlatma tasarımları da üretmeye başlayan Elips Tasarım Mimarlık, daha sonra bu çalışmaları FEZA markası altında yapmaya karar vermiştir. Mimar, iç mimar ve endüstri ürünleri tasarımcılarından oluşan ekibe her sene katılan stajyer ve yeni mezunların eğitimlerine Elips Tasarım Mimarlık’ta devam etme fırsatı verilmektedir. Feza Ökten Koca Hakkında:Lise eğitimini Özel Darüşşafaka Lisesi’nde, üniversite eğitimini İ.T.Ü. Mimarlık Fak. Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. 1994 yılında İ.T.Ü. Fen Bilimleri Ens. Bina Bilgisi Yüksek Lisans programından Y.Mimar ünvanı ile mezun oldu. Öğrenciliği sırasında başladığı çalışma hayatında, Orhan Çakmakçıoğlu Mimarlık Ofisi, Emlak Bankası mimari grup ve Can İnşaat’ta görev aldıktan sonra İngiltere’ye gitti ve Percy Thomas Partnership, Londra ofisinde çalıştı.1999 senesinde Elips Tasarım Mimarlık ofisini kurdu. Mimari projelerin yanı sıra İç mimari tasarım ve uygulama çalışmalarında yoğunlaşmaya başladı. 2005 yılında Halil Ökten ile birlikte Elwo Ahşap üretim tesisini kurdu. Ele aldığı konut, ticari ve eğitim mekan projelerinin tasarımının yanı sıra, gerçekleştirilmesi konularında uzmanlaştı. Mimarlığı, sadece bina ve mekan tasarlamak değil, kullanıcıya yaşam tasarlamak olarak tanımlamaktadır. Çalışmalarında en farklıyı ararken kullanıcı odaklı, sürdürülebilir, güne uygun ve yarını kucaklayabilen tasarımlar yapmaya çalışmaktadır. Tasarım olgusunu bir bütün olarak ele almak gerektiği düşüncesiyle mimari ve iç mimari projelere devam ederken FEZA markası altında mobilya tasarım çalışmaları da yapmaya başladı. 2013, 2014 ve 2015 yıllarında düzenlenen Alldesign fuarlarında, Design Week 2017, 3.İstanbul Tasarım Bienali’nde, Tomtom Backtohome ve Designhood 2018 etkinliklerinde mobilya koleksiyonlarını sergiledi. 2016 yılında FLY Collection parçalarından biri olan Boomerang isimli sandalye tasarımı ile Milano’da A’ Design Award ödülü aldı. 2018 yılında, BJK No1903 projesi ile Londra’da International Property Awards yarışması, Mixed-Use Interior kategorisinde Award Winner, Best of Turkey, Best of Europe ödüllerinin üzerine, Best of World ödülünü de kazanmıştır.2012-2017 yılları arasında Darüşşafaka Cemiyeti’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Cemiyet proje komitesindeki görevi devam etmektedir. Halen İstanbul Medipol Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak proje yürütücülüğü de yapmaktadır.Kaynak: pRchitect İletişim ve Danışmanlık

https://yapex.com/yeni-normallere-gore-yapilan-tasarimlar-turizmde-basariyi-getirecektir

29/12/2016 - Temizoda teknolojileri ile bu teknolojinin endüstriyel gelişmelerini takibi için buluşma noktası olan Cleanroom Exhibition Nisan 2017 İstanbul'da açılıyor…

Temizoda teknolojileri ile bu teknolojinin endüstriyel gelişmelerini takibi için buluşma noktası olan Cleanroom Exhibition Nisan 2017 İstanbul'da açılıyor… Prosigma ve Akdeniz Tanıtım iş birliği ile hazırlanan CLEANROOM Exhibition ‘’Temizoda Teknolojisi, Bakım ve Donanımları Fuarı’’ 20-22 Nisan 2017 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslar arası Kongre ve Sergi Sarayı’ nda gerçekleşecek. Endüstriyel tesis yöneticileri ile tesislerin kullanım alanlarını genişletmesi için teknoloji ve hizmet üreten ‘‘Cleanroom’’ uzmanlarını İstanbul’ da bir araya geliyor… Cleanroom Exhibition profesyonellerin bilgi ağı oluşturduğu mesleki bir platform…Temiz oda teknolojisi her geçen gün büyümekte, yasal ve kalite gereksinimler de arttıkça, geçmişte bu teknolojiyi ele almamış çok sayıda sanayi sektörü, teknolojinin birçok avantaj ve kullanım olanaklarını keşfetmektedir. Bu sebeple de bu umut verici sektör hakkında, standlarda sergilenen ürün ve hizmetlerin yanı sıra fuar süresince Türkçe ve İngilizce dillerinde hazırlanmış seminer, konferans, panel ve workshoplar ile konunun bu alanda çok özel uzmanlarından bilgi paylaşımı Cleanroom Exhibition kapsamı içinde yer alıyor. Cleanroom Fuarı; CBA HIGH-TECHNOLOGY SHOW’un önemli bir noktası… Cleanroom Exhibition “ Temizoda Teknolojisi. Bakım ve Donanımları” Fuarı, Biotech Eurasia“Biyoteknoloji, Yaşam Bilimleri ve Endüstrileri “Fuarı ve Analytech “ Analiz ve Laboratuvar Teknolojileri “Fuarı ve aynı mekânda eş zamanlı düzenleniyor. Giderek artan sayıdaki sektör uzmanlarının katılımlarıyla gerçekleşen tüm bilimsel ve akademik etkinlikler birlikte programlanıyor ve ortak hedefe yönelik kaliteli ve zengin içerik sunan bir CBA High- Technology Show platformu oluşturuluyor. Uluslararası Firmalar ve Yüzlerce Marka CLEANROOM 2017’de Cleanroom 2017 Fuarına öncelikle katılarak tanıtım ve hazırlık çalışmalarına başlayan firmalar… 2H MÜHENDİSLİK *AFT FİLTRE *AIR-TECH *AKAR ALÜMİNYUM *ALPTEK MÜHENDİSLİK *APEX PROTECT *ATOM MÜHENDİSLİK *ATOTEST *AYA VALİDASYON *BECKMAN *BC MİYOMED *BİRLİK MAKİNA *DORUTEK *ECOLAB *EMS MÜHENDİSLİK *ENOTEK *EREN TEKNİK *GENERAL FILTER HAVAK *HTL *ISPE *ITM FİLTRELEME *İNŞEL YAPI *KVS *LIGHTHOUSE *MAKROTEST *METİS BİYOTEKNOLOJİ *MİKROPOR *ONAT *POLİPANEL *RAM ÖLÇÜ *SETA KİMYA *TERMOTES *TESTO ELEKTRONİK *TSE LABORATUVAR UYGULAMALI WORKSHOP Üniversite, Teknopark, ve katılımcı firma işbirliği ile Türkiye’de ilk kez fuar ile eş zamanlı Laboratuvar Workshop ve uygulamaları fuar izleyicileri ile buluşuyor.

https://yapex.com/29122016-temizoda-teknolojileri-ile-bu-teknolojinin-endustriyel-gelismelerini-takibi-icin-bulusma-noktasi-olan-cleanroom-exhibition-nisan-2017-istanbulda-aciliyor

İlişkili Fuarlar

YAPEX YAPI FUARIwww.yapex.com YAPEX Yapı, İnşaat ve Restorasyon Fuarı'nın 25 yılda gelmiş olduğu noktada, bazı malzeme grupları ve sergileme içerikleri öne çıkıyor, fuarın önemli ve güçlü ürün kategorilerini oluşturuyor... Diğer bazı ürün kategorileri, Antalya-Akdeniz ve hinterlandı ile bu bölgelerde önem kazanan "turizm mimarisi" açısından ayrıca önem taşıyor... YAPEX'de bu yıldan itibaren bazı ürün grupları da, kendi özgün sektör tanımlamaları ile artık fuarda daha da önemle vurgulanacak, büyütülecek ve profesyonel ziyaretçileri ile buluşturulacak yeni kategorileri oluşturuyor.    Yenilikçi teknolojiler ve yeni malzemeler/ürün serileri YAPEX ziyaretçilerinin öncelikle odaklandığı konular. YAPEX özellikle son yıllarda yoğun biçimde yerel yönetimlerin, tarihi kent belediyelerinin ve kamusal yatırımcıların da ilgi odağı. Tarihi miras ve eski kent yapılarının koruma ve restorasyon projeleri için de çözüm alternatifleri her yıl YAPEX’de uzman ziyaretçiler ile buluşuyor.    YAPEX Fuarlarına her yıl Antalya dışındaki çeşitli büyük iller ve bölgelerden grup ziyaretleri ve tur organizasyonları, YAPEX tarafından düzenleniyor. Bu yıl hedeflenen 40.000 profesyonel ziyaretçi içinde, Antalya dışından yaklaşık 4.000 kişiyi bulacak profesyonel gruplar da fuarı organize seyahatler ile izleyecekler.   YAPEX RESTORASYON FUARIwww.yapexrestorasyon.com YAPEX Fuarı kapsamında düzenlenen en önemli etkinliklerden birisi Yapex Restorasyon - Kültür Mirasını Koruma, Restorasyon ve Renovasyon fuarı sergilemeleri. Yapex Restorasyon, kentsel koruma ve restorasyon projelerini, restorasyon uygulamaları için doğru malzemeler ve teknikler ile buluşturmayı öncelikle hedefliyor.   Fuar; yapı restorasyon ve tadilatları ile renovatif uygulamaların yanısıra, kültür mirasını oluşturan eski ve yakın dönem mimari eserlerin restorasyonu, korunması, işlevlendirilmesi ve geleceğe aktarılması için çalışmalar yapan tüm yatırımcı, projeci ve üretici unsurları, ulusal ve uluslararası kurumları Antalya Expo Center’da biraraya getiriyor. ÇEKÜL – Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı işbirliği ve Tarihi Kentler Birliği desteği ile Akdeniz Tanıtım tarafından düzenlenen fuara Avrupa Tarihi Kentler Birliği (Heritage Europe) da destek veriyor.     Yapex Restorasyon'da neler var?..   • Kültürel mirasa sahip çıkan projeleriyle Belediyeler... • Tarihi yapılar için uygulama yapan firmalar, kurumlar, mimarlık ofisleri... • Güncel restorasyon ve koruma projeleri, kentsel yenileme projeleri... • Konuya ilişkin uygulama alternatifleri ile yüzlerce yapı malzemesi firması... • Kültür mirası üzerine örnek uygulama yapan dünya kentleri ve kurumları ile bilgi paylaşımı… • Koruma ve Restorasyon Kurumları, Üniversiteler, Konservasyon Laboratuarları... • Geleneksel yapı zanaatları ve malzemeleri

https://yapex.com/iliskili-fuarlar-4

CORONAVİRÜSLE TOPYEKÜN MÜCADELEYE BOĞAZİÇİ DESTEĞİ

Boğaziçi Üniversitesi farklı alanlarda çalışan akademisyenleriyle yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı koordinasyonuyla Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) başlattığı aşı, ilaç ve tanı kiti geliştirme projelerinin yanı sıra tedavi süreçlerinde çok ihtiyaç duyulan solunum cihazlarının yerli üretimine yönelik projeler için destek verici çalışmalara başladı. Korona testi sayılarını hızlıca arttırmak üzere Boğaziçi’nden 6 adet cihaz TÜSEB'in koordinasyonu ile çeşitli kamu kurum, üniversite ve özel sektörden cihaz destekleri alındı. Bu çerçevede Koronavirüs ile mücadele çalışmaları kapsamında test sayılarını hızlıca arttırmak üzere hali hazırda TÜSEB bünyesinde biri İstanbul diğeri Ankara’da iki test merkezi kuruldu. Bu merkezler, test kapasitesini yaklaşık 2 katına çıkartarak günde 10.000 ek test yapılmasının önünü açacak. Bu çalışmalara destek amacıyla Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, Kimya Mühendisliği Bölümü, Çevre Bilimleri ve Biyomedikal Mühendisliği Enstitülerinde bulunan 6 adet qRT-PCR cihazı TÜSEB yetkililerine teslim edildi ve ihtiyaç duyulan Korona Tanı laboratuvarlarına gönderildi. Aşı geliştirme projesi kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK ve TÜSEB’in kurduğu konsorsiyumda yer alan Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim  Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören ve ekibi ise Koronavirüs aşısı için çalışmalara başladı. Onaylanmış bulunan “ASC Zerrecik Teknolojisi kullanılarak SARS-COV2 (COVID-19) Aşı Geliştirilmesi” temalı proje ekibinde Boğaziçi Üniversitesi MBG’den Dr. Öğr. Üyesi Tolga Sütlü, İstanbul Teknik Üniversitesi MBG’den Prof. Dr. Gizem Dinler Doğanay ve TÜBİTAK-MAM-Gen Mühendisliği Enstitüsü müdürü Prof. Dr. Şaban Tekin yer alıyor. Uzmanların çalışmalarını kolaylaştırmak üzere Bebek Kapı’da faaliyet gösteren Bebek Misafirhanesi de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından araştırmacıların konaklayabilmeleri için düzenlendi. Boğaziçili Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyeleri gönüllüleri mobilize etti Konuyla ilgili görüş aldığımız Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi ve Moleküler Biyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tolga Sütlü, Doç. Dr. Umut Şahin ve Doç.Dr. Arzu Çelik Fuss’un da destekleriyle yürütülen çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: ‘’Moleküler Biyoloji Derneği Yönetim Kurulu’nda bulunan dört MBG öğretim üyesi Korona testlerinin yaygınlaşması için önderlik etti.  Bu kapsamda öncelikle sosyal medya üzerinden 5000 üzerinde uzman moleküler biyologa ulaşıldı bu uzmanların listesi TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu’na iletildi. Sosyal medya mobilizasyonu ve görev alacak uzmanların belirlenmesinde Boğaziçi Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Tolga Sütlü efektif bir çalışma yürüttü.  Listede en tecrübeli 180 kişi ile ilgili internet üzerinden mülakatlar yapıldı ve Ümraniye Eğitim ve Araştırma ile Ankara’daki Aziz Sancar Araştırma merkezlerinin Korona testi yapacak eğitimli iş gücü hızlıca mobilize edildi. Bu gönüllüler 31 Mart itibarı ile eğitimlerini tamamlayarak test yapmaya başladı. Halen günde 20 bin üzerine çıkan sonuçlanan test sayılarında bu uzmanların katkıları büyük. Üç vardiya 8 saat çalışan bu biyologlar tam kapasiteye erişildiği takdirde günde 10 bin üzerine sonuç verebilecek.  Bu olumlu örneklerden de güç alan TÜSEB halen İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep ve diğer illerde de benzer merkezleri hızla çalışır düzene getirmekte. Burada eksik olacak qRT-PCR cihazları Boğaziçi Üniversitesi dahil tüm ilgili üniversitelerden geçici süre toplandı. Ayrıca bir yıl önce MBG bölümünden doktora derecesi ile mezun olan ve Moleküler Biyoloji Derneği Yönetim Kurulu’nda  öğrenci temsilcisi olarak yer alan Dr. Burçin Duan Şahbaz da fiilen test merkezinde qRT-PCR sistemi ile tanı yaparak katkıda bulunuyor. MBG Bölümü’nden Doç.Dr. Arzu Çelik Fuss ise çeşitli ihtiyaç duyulan sarfların hastanelere ulaştırılması için koordinasyon görevi üstlendi.  Gerekli olması durumunda Dr. Çelik ve MBD daha kapsamlı sarf tedarik mobilizasyonunu da sağlamaya niyetli’’. Solunum cihazları üretimine Boğaziçi'nden destek Boğaziçi Üniversitesi ayrıca koronavirüs hastalığının tedavi süreçlerinde çok ihtiyaç duyulan solunum cihazlarının yerli üretimine yönelik projelere de destek verecek. Bu çalışmalar ise Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü öğretim üyesi ve İSEK Kurucu Koordinatörü Prof. Dr. Cengizhan Öztürk‘ün koordinatörlüğünde yürütülecek.15/04/2020

https://yapex.com/coronavirusle-topyekun-mucadeleye-bogazici-destegi

Belek´te ilk Sağlıklı Turizm Belgesi´ni alan otele ilk misafir geldi

Dünyanın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Antalya'da, normalleşme süreci kapsamında Sağlıklı Turizm Belgesi'ni alan otele ilk müşterisi geldi.


Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaklaşık 2,5 aydır kapalı olan turizmin başkentindeki beş yıldızlı oteller, normalleşme süreci ile kapılarını müşterilerine açmaya başladı.Yerli ve yabancı binlerce turistin tercih ettiği Belek Turizm Bölgesi'nde bulunan ve Türkiye'de "Sağlıklı Turizm Belgesi" alan ilk otel, ilk müşterisini de koronavirüs tedbirleri kapsamında karşıladı.Kente gelen ilk yerli turist Kayseri'den Derda Kürklü, 7 aylık hamile eşi Öznur Kürklü ile 8 yaşındaki oğulları Mustafa Alp Kürklü oldu. Otel girişinde alkışlarla karşılanan Kürklü ailesinin girişte ateşleri ölçüldü, maske ve dezenfektan verildi. Ayrıca aileye kokteyl içecek takdim edildi.Derda Kürklü, gazetecilere 90 gündür evde bulunduklarını söyledi. Daha önceden tatil planı yaptıklarını, ertelemeyi düşünürken otelin açıldığını anlatan Kürklü, "Otel ile önceden görüştük, hijyen konusunda gerekli bilgileri aldık ve tatil yapmaya karar verdik." dedi. Bir hafta tatil yapacaklarını aktaran Kürklü, keyifli bir hafta geçirmeyi umduklarını dile getirdi. Derda Kürklü'nün hamile olan sağlık çalışanı eşi Öznur Kürklü de önceleri biraz tedirgin olduklarını ancak otel yetkilileri ile yaptıkları görüşmeler ve uygulamalar hakkında aldıkları bilgiler sayesinde tedirginliklerinin kalmadığını belirtti."Rezervasyonlar artarak devam ediyor"Otelin Kalite Müdürü Asuman Koçoğlu da tesiste sosyal mesafe kurallarını dikkate alarak yeniden dizayn çalışmalarını gerçekleştirdiklerini söyledi. Otelin belirli noktalarına dezenfeksiyon istasyonu kurduklarını ve personeli eğittiklerini anlatan Koçoğlu, restoranlarda masaların, lobide koltukların, sahilde, havuz kenarlarında şezlongların sosyal mesafe kuralına göre ayarlandığını anlattı.Uyarı levhalarının dört dilde hazırlandığını ve tesisin tüm alanlarına asıldığını aktaran Koçoğlu, SPA, hamam, spor merkezinin de açık olacağını, bu alanlarda da gerekli önlemleri aldıklarını bildirdi. Sauna, masaj, buhar odası gibi bölgelerin de randevu sistemi hizmet vereceğini ve en fazla yarım saat kullanılacağını belirten Koçoğlu, misafirin çıkışta dezenfekte edileceğini söyledi. Ayrıca Kovid-19 şüphelisi misafirler için de kriterlere uygun izolasyon odası oluşturulduğunu vurgulayan Koçoğlu, doktor tarafından kontrolünün yapılacağını, gerektiğinde hastaneye yönlendirileceğini aktardı. Misafirler için bilgilendirme afişleri hazırlandığını dile getiren Koçoğlu, "Salgına karşı nasıl tedbir aldınız, ne tür çalışmalar yaptınız? gibi çok soru geliyordu. Biz de bunlarla ilgili bir veri hazırladık, müşterilerimize sunduk. Bize güvenen ilk misafirlerimizi ağırlamaya başladık. Normalleşme adımları ve bu haberlerle rezervasyonlar gün içinde artarak devam ediyor." dedi.  

https://yapex.com/belekte-ilk-saglikli-turizm-belgesini-alan-otele-ilk-misafir-geldi

Geçen Fuar Hakkında

YAPEX 2021, Restorasyon ve Kültür Mirasını Koruma Fuarı, 22-24 Eylül 2021 tarihlerinde İstanbul'da Dr.Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi Salonlarında büyük bir başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 10.000 m2'lik sergileme alanındaki standlı katılımcıları ile YAPEX RESTORASYON, Turkiye'nin dört bir yanından gelen yaklaşık 2000 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı.  

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-1

Neden Katılmalısınız?

  > Kültürel mirasa sahip çıkan projeleriyle Belediyeler ve yönetimlerin bilgi paylaşımları, sunumları, ortak çalışma olanakları ile entegrasyonu sağlayabilmek için... > Tarihi yapılar için uygulama yapan firmalar, kurumlar, mimarlık ofisleri, projeci mimarlar ve restoratörler ile birarada olmak için... > Güncel restorasyon ve koruma projeleri, kentsel yenileme projeleri hakkında en son bilgi ve paylaşımlara doğrudan ulaşmak için... > Konuya ilişkin uygulama alternatifleri ve yüzlerce yapı malzemesi firması ile ilişki geliştirebilmek için... > Kültür mirası üzerine örnek uygulama yapan dünya kentleri ve kurumları ile bilgi paylaşımında bulunabilmek için... > Koruma ve Restorasyon Kurumları, Üniversiteler, Konservasyon Laboratuarları ile çalışmaları üzerine görüşebilmek için... > Geleneksel yapı zanaatları ve malzemeleri hakkında en geniş bilgiye ve uygulamacılarına ulaşabilmek için... Yapex'RESTORASYON'a katılmalısınız.

https://yapex.com/neden-katilmalisiniz-1

Neden İzlemelisiniz?

  > Kültürel mirasa sahip çıkan projeleriyle Belediyeler ve yönetimlerin bilgi paylaşımları, sunumları, ortak çalışma olanakları ile entegrasyonu sağlayabilmek için... > Tarihi yapılar için uygulama yapan firmalar, kurumlar, mimarlık ofisleri, projeci mimarlar ve restoratörler ile birarada olmak için... > Güncel restorasyon ve koruma projeleri, kentsel yenileme projeleri hakkında en son bilgi ve paylaşımlara doğrudan ulaşmak için... > Konuya ilişkin uygulama alternatifleri ve yüzlerce yapı malzemesi firması ile ilişki geliştirebilmek için... > Kültür mirası üzerine örnek uygulama yapan dünya kentleri ve kurumları ile bilgi paylaşımında bulunabilmek için... > Koruma ve Restorasyon Kurumları, Üniversiteler, Konservasyon Laboratuarları ile çalışmaları üzerine görüşebilmek için... > Geleneksel yapı zanaatları ve malzemeleri hakkında en geniş bilgiye ve uygulamacılarına ulaşabilmek için... Yapex'RESTORASYON'u izlemelisiniz. > Fuar etkinlikleri programımız >>> > Etkinlikler için kayıt >>> > Fuar Giriş kartınız >>>

https://yapex.com/neden-izlemelisiniz-1

İlişkili Fuarlar

YAPEX YAPI FUARIwww.yapex.com YAPEX Yapı, İnşaat ve Restorasyon Fuarı'nın 25 yılda gelmiş olduğu noktada, bazı malzeme grupları ve sergileme içerikleri öne çıkıyor, fuarın önemli ve güçlü ürün kategorilerini oluşturuyor... Diğer bazı ürün kategorileri, Antalya-Akdeniz ve hinterlandı ile bu bölgelerde önem kazanan "turizm mimarisi" açısından ayrıca önem taşıyor... YAPEX'de bu yıldan itibaren bazı ürün grupları da, kendi özgün sektör tanımlamaları ile artık fuarda daha da önemle vurgulanacak, büyütülecek ve profesyonel ziyaretçileri ile buluşturulacak yeni kategorileri oluşturuyor.    Yenilikçi teknolojiler ve yeni malzemeler/ürün serileri YAPEX ziyaretçilerinin öncelikle odaklandığı konular. YAPEX özellikle son yıllarda yoğun biçimde yerel yönetimlerin, tarihi kent belediyelerinin ve kamusal yatırımcıların da ilgi odağı. Tarihi miras ve eski kent yapılarının koruma ve restorasyon projeleri için de çözüm alternatifleri her yıl YAPEX’de uzman ziyaretçiler ile buluşuyor.    YAPEX Fuarlarına her yıl Antalya dışındaki çeşitli büyük iller ve bölgelerden grup ziyaretleri ve tur organizasyonları, YAPEX tarafından düzenleniyor. Bu yıl hedeflenen 40.000 profesyonel ziyaretçi içinde, Antalya dışından yaklaşık 4.000 kişiyi bulacak profesyonel gruplar da fuarı organize seyahatler ile izleyecekler.   YAPEX RESTORASYON FUARIwww.yapexrestorasyon.com YAPEX Fuarı kapsamında düzenlenen en önemli etkinliklerden birisi Yapex Restorasyon - Kültür Mirasını Koruma, Restorasyon ve Renovasyon fuarı sergilemeleri. Yapex Restorasyon, kentsel koruma ve restorasyon projelerini, restorasyon uygulamaları için doğru malzemeler ve teknikler ile buluşturmayı öncelikle hedefliyor.   Fuar; yapı restorasyon ve tadilatları ile renovatif uygulamaların yanısıra, kültür mirasını oluşturan eski ve yakın dönem mimari eserlerin restorasyonu, korunması, işlevlendirilmesi ve geleceğe aktarılması için çalışmalar yapan tüm yatırımcı, projeci ve üretici unsurları, ulusal ve uluslararası kurumları Antalya Expo Center’da biraraya getiriyor. ÇEKÜL – Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı işbirliği ve Tarihi Kentler Birliği desteği ile Akdeniz Tanıtım tarafından düzenlenen fuara Avrupa Tarihi Kentler Birliği (Heritage Europe) da destek veriyor.     Yapex Restorasyon'da neler var?..   • Kültürel mirasa sahip çıkan projeleriyle Belediyeler... • Tarihi yapılar için uygulama yapan firmalar, kurumlar, mimarlık ofisleri... • Güncel restorasyon ve koruma projeleri, kentsel yenileme projeleri... • Konuya ilişkin uygulama alternatifleri ile yüzlerce yapı malzemesi firması... • Kültür mirası üzerine örnek uygulama yapan dünya kentleri ve kurumları ile bilgi paylaşımı… • Koruma ve Restorasyon Kurumları, Üniversiteler, Konservasyon Laboratuarları... • Geleneksel yapı zanaatları ve malzemeleri

https://yapex.com/iliskili-fuarlar-5





Geçen Fuar Hakkında

2016 Fuarı (24. Uluslararası Yapı ve Restorasyon Fuarı), 16-19 Kasım 2016 tarihlerinde Antalya Expo Center Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 20.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 220 katılımcısı ile YAPEX, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 30.000 in üzerindeki profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. YAPEX Yapı ve Restorasyon Fuarı katılımcı firma profilinin ; %71 i yerli üretici firmalardan, %18'i Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı firmalardan, %11'i de Tarihi Kentler Birliği üyesi Belediyelerden oluşuyordu. 2016 YAPEX'i 31.829 profesyonel ziyaretçi izledi. > Ziyaretçi analizleri >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-12

Geçen Fuara bakış

YAPEX 2018, 26. Uluslararası Yapı ve Restorasyon Fuarı, 14-17 Kasım 2018  tarihlerinde Antalya Expo Center Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 20.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 200 katılımcısı ile YAPEX, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen yaklaşık 22.000 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. YAPEX Yapı ve Restorasyon Fuarı katılımcı firma profilinin ; %71 i yerli üretici firmalardan, %18'i Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı firmalardan, %11'i de Tarihi Kentler Birliği üyesi Belediyelerden oluşuyordu. 2018 YAPEX'i 22.653 profesyonel ziyaretçi izledi.   Yapex 2018 Fuarı Ziyaretçi Analizi Özet Sonuçları: Meslek Grupları 14 Kasım 15 Kasım 16 Kasım 17 Kasım Toplam Mimar & İçmimar 294 260 310 243 1107 Restoratör & Konservatör 63 52 36 21 172 İnşaat mühendisi 303 322 382 443 1450 Makina mühendisi 110 198 166 180 654 Elektrik mühendisi 85 121 180 124 510 Diğer mühendislik dalları 132 163 151 160 606 Belediye & Kamu yöneticileri 390 414 320 82 1206 Sektör profesyonelleri 742 393 648 963 2746 Yapı malzemesi satıcıları 326 386 465 1140 2317 Müteahhitler 242 207 240 355 1044 Teknik elemanlar, yapı ustaları 205 274 352 503 1334 Tesis işletmeci ve yatırımcıları 144 169 261 256 830 Akademik gruplar 185 150 130 88 553 Diğer 503 607 2310 4704 8124 Toplam 3724 3716 5951 9262 22653

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda

Geçen Fuar Hakkında

YAPEX 2017, 25. Uluslararası Yapı ve Restorasyon Fuarı, 15-18 Kasım 2017 tarihlerinde Antalya Expo Center Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 20.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 200 katılımcısı ile YAPEX, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen yaklaşık 30.000 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. YAPEX Yapı ve Restorasyon Fuarı katılımcı firma profilinin ; %71 i yerli üretici firmalardan, %18'i Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı firmalardan, %11'i de Tarihi Kentler Birliği üyesi Belediyelerden oluşuyordu. 2017 YAPEX'i 28.675 profesyonel ziyaretçi izledi.       Yapex 2017 Fuarı Ziyaretçi Analizi Özet Sonuçları: Meslek Grupları 15 Kasım 16 Kasım 17 Kasım 18 Kasım Toplam Mimar & İçmimar 332 394 580 622 1.928 Restoratör & Konservatör 74 92 80 32 278 İnşaat mühendisi 360 494 551 596 2.001 Makina mühendisi 121 287 222 302 932 Elektrik mühendisi 102 221 202 163 688 Diğer mühendislik dalları 121 254 233 188 796 Belediye & Kamu yöneticileri 451 402 388 122 1.363 Sektör profesyonelleri 764 452 725 1.103 3.044 Yapı malzemesi satıcıları 492 505 710 1.324 3.031 Müteahhitler 348 224 318 448 1.338 Teknik elemanlar, yapı ustaları 235 302 374 408 1.319 Tesis işletmeci ve yatırımcıları 177 192 305 245 919 Akademik gruplar 265 206 142 60 673 Diğer 705 1.104 3.250 5.306 10.365 Toplam 4.547 5.129 8.080 10.919 28.675  

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-2

Geçen Fuar Hakkında

YAPEX 2017, 25. Uluslararası Yapı ve Restorasyon Fuarı, 15-18 Kasım 2017 tarihlerinde Antalya Expo Center Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 20.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 200 katılımcısı ile YAPEX, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen yaklaşık 30.000 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. YAPEX Yapı ve Restorasyon Fuarı katılımcı firma profilinin ; %71 i yerli üretici firmalardan, %18'i Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı firmalardan, %11'i de Tarihi Kentler Birliği üyesi Belediyelerden oluşuyordu. 2017 YAPEX'i 28.675 profesyonel ziyaretçi izledi.

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-3

Geçen Fuar Hakkında

Maintenance İstanbul Fuarı, 21-23 Nisan 2016 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 116 standlı katılımcısı ile Maintenance İstanbul, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.714 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Fuar ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > Ziyaretçi analizleri >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-4

Geçen Fuar Hakkında

Maintenance İstanbul Fuarı, 21-23 Nisan 2016 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 116 standlı katılımcısı ile Maintenance İstanbul, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.714 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Fuar ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > Ziyaretçi analizleri >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-5

Geçen Fuar Hakkında

CLEANROOM 2017, Temizoda Teknolojileri Fuarı, 20-22 Nisan 2017 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile CLEANROOM, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.420 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. CLEANROOM Fuarı ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > Ziyaretçi analizleri >>>> 2017 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-6

Geçen Fuar Hakkında

CLEANROOM 2017, Temizoda Teknolojileri Fuarı, 20-22 Nisan 2017 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile CLEANROOM, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.420 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. CLEANROOM Fuarı ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > Ziyaretçi analizleri >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-7

Geçen Fuar Hakkında

Biotecnica 2018, 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile Biotecnica, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Biotecnica Fuarı ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar.> 2018 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-8

Geçen Fuar Hakkında

Biotecnica 2018, 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile Biotecnica, Türkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Biotecnica Fuarı ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > 2018 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-9

Geçen Fuar Hakkında

Analytech 2018 fuarı , 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile Analytech, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Analytech ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar.> 2018 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-10

Geçen Fuar Hakkında

Analytech 2018, 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile Analytech, Türkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Analytech ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > 2018 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-11

Geçen Fuar Hakkında

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018, 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile fuar, Türkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Fuar ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > 2018 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-14

Geçen Fuar Hakkında

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018, 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile fuar, Türkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Fuar ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > 2018 Fuar Sonuç Raporu >>>

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-16

Geçen Fuara Bakış

2016 Fuarı (24. Uluslararası Yapı ve Restorasyon Fuarı), 16-19 Kasım 2016 tarihlerinde Antalya Expo Center Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 20.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 220 katılımcısı ile YAPEX, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 30.000 in üzerindeki profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. YAPEX Yapı ve Restorasyon Fuarı katılımcı firma profilinin ; %71 i yerli üretici firmalardan, %18'i Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı firmalardan, %11'i de Tarihi Kentler Birliği üyesi Belediyelerden oluşuyordu. 2016 YAPEX'i 31.829 profesyonel ziyaretçi izledi. > Ziyaretçi analizleri >>>

https://yapex.com/gecen-fuara-bakis

Geçen Fuar Hakkında

Yaşam Bilimleri 2018 fuarı , 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Yaşam Bilimleri Fuarı ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > 2018 Fuar Sonuç Raporu

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-13

Geçen Fuar Hakkında

Yaşam Bilimleri 2018 fuarı , 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında büyük bir ticari başarıyla gerçekleştirildi. Toplam 4.000 m2 lik sergileme alanında yerli ve yabancı 120 standlı katılımcısı ile, Turkiye'nin dört bir yanından ve komşu ülkelerden gelen 4.370 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Yaşam Bilimleri Fuarı ziyaretçilerinin %80'i doğrudan sektörle ilişkili profesyonellerden oluşurken, ziyaretçi toplamının %75'lik bölümü faaliyetlerinde karar alıcı konumda bulunuyorlar. > 2018 Fuar Sonuç Raporu

https://yapex.com/gecen-fuar-hakkinda-15

COVİD-19 İLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI STANDARTLARA VE YAYINLARA ÜCRETSİZ ERİŞİM

Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI) ve uluslararası teknik standartları geliştiren ve yayınlayın ASTM İnternational, coronavirus ile mücadele sürecinde tıbbi cihazların biyolojik değerlendirmesini destekleyen kilit uluslararası standartlara ve sağlık teknolojileriyle ilgili kaynaklara erişimi ücretsiz sağlamaya başladı. Drexel Üniversitesi ise COVID-19 ilgili kaynaklara erişimi bir süreliğine ücretsiz olarak açtı.COVID-19 pandemisine hızlı müdahale çabalarını desteklemek için, Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI) tıbbi cihazların biyolojik değerlendirmesini destekleyen kilit uluslararası standartlara erişim sağlayabilmektedir.Detaylar için https://www.ansi.org/news_publications/news_story?menuid=7&articleid=634008b9-af6c-4547-b2f9-284d997323b2 adresini ziyaret edebilirsiniz.ASTM İnternational COVID-19 standartları erişimi için adresini ziyaret edebilirsiniz.https://www.astm.org/COVID-19/Drexel Üniversitesi ise kısıtlı bir süre boyunca COVİD-19 hakkındaki kaynaklara erişimi çevrimiçi ücretsiz olarak erişime açtı.Kaynaklar için: http://libguides.library.drexel.edu/covid1915/04/2020

https://yapex.com/covid-19-ile-mucadelede-uluslararasi-standartlara-ve-yayinlara-ucretsiz-erisim

ACİL SERVİS TRİYAJI

ÖzetAcil servis triyaj sistemi, acil servislere yönelen hizmet talebini ve akışını güvenle sürdürebilmek için kullanılan bir klinik risk yönetim sistemidir. Triyaj uygulaması ile müdahale için bekleyebilecek ve bekleyemeyecek olan hastalar tespit edilir ve tıbbi bakımın öncelikle, en ciddi ve en acil olan olguya sunulması mümkün kılınır. Triyaj sürecinde uygulayıcılar arasında tutarlılık sağlanması ve hasta güvenliğinin sürdürülebilmesi için triyaj kararının bilimsel temele sahip sağlam bir metodolojiye dayandırılması gerekmektedir. Bu amaçla aciliyet düzeyini çeşitli kategorilere ayıran triyaj sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemlerin kullanılması acil servislerde ölüm ve sakatlık risklerinin düşürülmesi, hasta ve çalışan memnuniyetinin sağlanması, sağlık giderlerinin azalması, hasta akışının ve güvenliğinin sürdürülmesine önemli düzeyde katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte acil servislerde kurumsal, uygulayıcı ya da hastalarla ilgili çeşitli faktörlere bağlı olarak triyaj sürecinde aksamalar görülebilmektedir. Söz konusu aksamalar ise hastaların acil serviste kalış süresinin uzamasına ve acil servislerde kalabalıklaşmaya neden olabilmektedir. Tüm bu sorunların önlenebilmesi noktasında triyaj uygulayıcılarının yetkinliğinin geliştirilmesi ve uygun bir triyaj sisteminin kurulması önem arz eder.   Anahtar kelimeler: Acil servis, Triyaj, Triyaj sistemleriGirişDünya genelinde, acil servislere yönelen hizmet talebi dikkat çekici bir artış göstermektedir. Toplum nüfusu içinde yaşlı oranının büyümesi, salgın hastalıklar, doğal afetler, kaza ve yaralanmalardaki artış bu durumun nedenleri arasında gösterilmektedir (1, 2). Ayrıca acil müdahale gerektirmeyen, basit sağlık sorunları için yapılan başvuruların da bu artışta önemli bir paya sahip olduğu belirtilmektedir (3). Acil servis hizmetlerine yönelen hizmet isteminin sınırlı servis kaynaklarını aşması ve hastaların aciliyet düzeyinin çok geniş bir değişim yelpazesinde dağılması acil servislerde triyaj uygulamasını zorunlu hale getirmektedir (4). Triyaj kelimesi Fransızca “trier” kelimesinden türetilmiştir.  Tarihi süreçte tarım ürünlerini seçmek, ayıklamak, sıraya koymak anlamında kullanılan bu kelime günümüzde ise önemli bir acil sağlık uygulaması ile özdeşleşmiştir (5). Ülkemizde Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğine göre triyaj: “Çok sayıda hasta ve yaralının bulunduğu durumlarda, öncelikli olarak tedavisi ve nakli gerekenlerin tespiti amacıyla olay yerinde ve ulaştırıldıkları her sağlık kuruluşunda yapılan hızlı seçme ve kodlama işlemidir” (6). Acil durum triyajı, kaynakların sınırlı olduğu durumlarda gereksinimler ve yarar görme olasılığı dikkate alınarak hasta ya da yaralıların acil müdahale önceliğinin belirlenmesini sağlar (4,5).  Acil durum triyajı tarihte ilk kez Napoleon Bonaparte dönemindeki Fransız-Rus savaşı (1812) sırasında uygulanmıştır. Savaş sırasında tüm yaralılar için yeterli tedavi ve bakım imkanı olmaması nedeniyle sınırlı tıbbi kaynaklar, durumu ağır olan askerlerin yerine iyileşip savaşa devam edebilecek olanlar için kullanılmıştır (7). Kullanımı savaş alanlarında başlayan acil durum triyajı; zamanla gelişim ve değişim göstererek olay yeri triyajı, askeri triyaj, afet triyajı, hasta yatışlarında triyaj ve acil servis triyajı şeklinde çeşitlilik kazanmıştır (5).Acil servis triyajıAcil servis triyajı; başvuran hastaların değerlendirme ve tedavi için öncelik durumunun belirlenmesine, acil tedavi ve bakımın bu öncelik doğrultusunda verilmesine yönelik bir sınıflandırma sürecidir (8). Bu sürecin bilimsel temele dayandırılması ve olası hataların önüne geçilebilmesi amacıyla triyaj sistemleri geliştirilmiştir (4) . Dünya genelinde 33’ten fazla acil servis triyaj sistemi kullanılmaktadır. Bu sistemlerin çoğunluğu üç, dört ya da beş düzeyli sistemlerdir. Beş düzeyli triyaj sistemlerinin, diğer sistemlere göre daha etkin ve güvenilir olduğu bildirilmektedir. En yaygın olarak kullanılan beş düzeyli triaj sistemleri Aciliyet Şiddeti İndeksi (AŞİ), Manchester Triaj Sistemi (MTS), Avustralya Triaj Sistemi (ATS), Kanada Triaj Sistemi (KTS) şeklinde sıralanabilir. Yapılan bir meta analizde bu sistemlerin, hastaların aciliyet düzeyini belirlemede birbirlerine göre belirgin bir üstünlüğe sahip olmadığı saptanmıştır (9). Manchester Triyaj Sistemi:1994 yılında geliştirilen sistem Avrupa’da ve İngiltere’de yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sistemde aciliyet düzeylerinin belirlenmesinde belirli başvuru şikayetleri (öksürük, travma vb) için geliştirilmiş 52 adet algoritma kullanılır. Her bir algoritmada hastaların tıbbi değerlendirme için güvenle bekletilebileceği sürenin belirlenmesinde anahtar role sahip altı durum sorgulanır. Bu durumlar başlangıcın akut olup olmadığı, bilinç düzeyi, vücut ısısı, kanama, ağrı ve yaşamsal tehdit varlığı şeklindedir (10).Avustralya Triyaj Sistemi: 1990’lı yıllarda geliştirilen sistem Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da kullanılmaktadır. Bu sistemde hastalar tıbbi öykü, başlıca belirti ve bulguları dikkate alınarak tıbbi değerlendirme için bekletilebilecekleri süreye göre sınıflandırılır (11). Kanada Triyaj Sistemi: Sistem ATS temel alınarak 1999 yılında geliştirilmiş ve birkaç kez revize edilmiştir. Aciliyet düzeyinin belirlenmesinde ATS ile benzer şekilde tıbbi öykü, başlıca yakınmalar, yaşam bulguları, klinik muayene bulguları ve laboratuar sonuçları gibi klinik tanımlayıcılar kullanılmaktadır. Kanada ve ABD’de yaygın olarak kullanılan sistemin pediatrik hastalar için geliştirilmiş değerlendirilme ölçütleri de bulunmaktadır (12).Aciliyet Şiddeti İndeksi: Acil hekimleri ve hemşireleri tarafından 1999 yılında ABD’de geliştirilmiştir. Ülkemizde Çınar ve arkadaşları (2010) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan sistem, ABD ve Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır. Bu sistemde hastalar başlıca yakınmalar ve kaynak kullanım ihtiyacı temel alınarak kategorilere ayrılmaktadır (13). Ülkemizde acil servis triyajında, 2009 yılından beri Sağlık Bakanlığı’nın önerisi ile kırmızı, sarı, yeşil renk kodlamasına dayanan sistem kullanılmaktadır. Bu sistemde acil servislere başvuran hastalar başvuru yakınmaları, tıbbi öyküleri, belirtilerin şiddeti ve yaşamsal bulguları göz önüne alınarak aciliyet düzeyine göre kategorize edilir (6).  Acil servislerde, triyaj sistemlerinin uygulanması ölüm ve sakatlık riskinin düşürülmesi için yaşamsal önem taşımaktadır (8). Etkin triyaj ile hastaların acil servislerde kalış süresinin azaltılması mümkün olabilmektedir. Böylece acil servis kalabalıklaşması önlenebilmekte ve hasta akışı güvenle sürdürülebilmektedir (14). Başvuranlar içinde tedavi önceliğinin kime ait olduğunun belirlenmesi ve gerekli bakımın gecikmeden verilmesi hasta memnuniyetini arttırmaktadır. Triyaj, bu yönleriyle acil servislerde hizmet kalitesini arttıran bir uygulama olma özelliği taşımaktadır (15). Triyajın servis işlevleri üzerindeki olumlu sonuçlarına ulaşılabilmesi için uygulamanın etkin ve doğru bir şekilde yapılması gerekmektedir. Ancak acil servislerdeki çeşitli unsurlar triyaj sürecini güçleştirebilmekte ve hatalara neden olabilmektedir. Kalabalıklaşma (16), iletişim sorunları ve ekip içi uyumun sağlanamaması bu unsurlar arasında yer almaktadır (17). Hastaların tıbbi öyküleri konusunda hatalı bilgi vermeleri, gerekli belgelerini yanlarında taşımamaları, dil sorunları, şiddet uygulamaları, klinik durumlarıyla ilgili geçmiş deneyimleri ve yanlış tıbbi bilgiye sahip olmaları da triyajda aksamalara yol açabilmektedir (18). Ayrıca fiziksel alanın yetersizliği, personel eksikliği ve güvenlik önlemlerinin yeterince alınamaması da tiyaj sürecinin etkinliğini ve verimliliğini azaltabilmektedir (19).  Triyaj kararı verme süreciTriyaj süreci uygulayıcının yorumlama, ayırt etme ve değerlendirme aşamalarını tamamlayıp hasta için öncelik sırası ve alacağı bakım konusunda karar vermesini kapsar. Bu nedenle triyaj bilgi, tecrübe, problem çözme becerisi, gelişmiş bir sağduyu ve yetenek gerektirir (20). Triyaj uygulayıcıları karar verirken çeşitli stratejiler kullanmaktadır. Bu stratejiler şu şekilde sıralanabilir (21,22):Tümevarım: Bu strateji hastaya ait verileri detaylı bir şekilde toplamayı bu verilere dayanarak hastanın durumu ile ilgili tüm olasılıkları gözden geçirmeyi kapsar. Yeterli tecrübeye sahip olmayan triyaj görevlilerinin sağlam bir karar verebilmesi için oldukça önemlidir. Ancak zaman alan bir yöntemdir.Tümden gelim: Bu stratejisi hasta verilerini alırken eş zamanlı olarak mevcut sorunla ilgili olasılıkları gözden geçirebilmeyi kapsar. Uygulayıcı karar verme sürecini etkileyebilecek olan hasta bilgilerini, mevcut sorunla ilgisi olmayanlardan hızlı bir şekilde ayırır. Bu beceri uzmanlaştıkça kazanılır ve uzmanlığın bir parçası haline gelir.Örüntü tanıma: Özellikle hasta hakkında yeterli bilgi yokken hızlı karar vermeyi gerektiren durumlarda örüntü tanıma stratejisi kullanılır. Örüntü tanıma parçaları analitik bir sağduyu ile bir araya getirme yöntemidir. Klinisyenler hastaların belirti ve bulguları arasındaki ilişkiyi yorumlar ve geçmişte karşılaştığı vakalarla karşılaştırarak hasta hakkında bir karara varır. Bu yetenek tecrübeyle kazanabileceği gibi çoğu zaman sezgiseldir. Henüz yeni başlayan triyaj uygulayıcıları bilinçli problem çözme yöntemini kullanmaya gereksinim duyarken uzmanlaşmış bir triyaj uygulayıcısı örüntü tanıma yöntemini kullanabilir.Zihinsel temsil: Genellikle çok karmaşık vakaları analiz ederken durumu basitleştirmek için olayın zihinde, temsili bir resmini çizmeyi kapsar. Böylece karar vermek için gerekli esas noktaya odaklanmak kolay olur. Sorgulanması gereken bilgileri seçmek ve yanıtlarını bulmak kolaylaşır. Teknolojideki ilerlemelerle birlikte triyajı kolaylaştıracak ve etkinleştirecek çeşitli teknikler ve ürünler geliştirilmektedir. Karar destek sistemleri bu ürünlerin başında gelmektedir (23). Karar destek sistemleri, triyaj görevlilerinin kanıta dayalı güncel bilgileri kullanarak yüksek riskli hastaları belirlemesine yardımcı olmaktadır. Böylece aciliyet düzeyinin saptanmasındaki hata riski azaltılabilmektedir (24). Bu tür uygulamaların gelecekte çok daha fazla kullanılacağı ve yaygınlaşacağı düşünülebilir. HAZIRLAYANLAR:Dr. Perihan ŞİMŞEK, Prof. Dr. Abdülkadir GÜNDÜZKaynaklar:1) Kawano T, Nishiyama K, Anan H, Tujimura Y (2014). Direct relationship between aging and overcrowding in the ED, and a calculation formula for demand projection: a cross-sectional study. Emergency Medicine Journal 31(1): 19–23. 2) ER Visits Increase To Highest Recorded Level, American College Of Emergency Physician. Emergency physicians [online]. Available from: http://newsroom.acep.org /2017-09-13-ER-Visits-Increase-To-Highest-Recorded-Level. [Accessed 12 July 2019].3) Ismail, S. A., Gibbons, D. C., & Gnani, S. (2013). Reducing inappropriate accident and emergency department attendances: British Journal of General Practice, 63(617), e813–e820. doi:10.3399/bjgp13x6753954) Christ, M., Grossmann, F., Winter, D., Bingisser, R., & Platz, E. (2010). Modern triage in the emergency department. Deutsches Ärzteblatt International, 107(50), 892.5) Iserson KV, Moskop JC (2007). Triage in medicine, part I: Concept, history, and types. Annals of Emergency Medicine 49(3):275-281. 6) T.C. Resmi Gazete. Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ.  16.10.2009. Sayı: 27378, Başbakanlık Basımevi, Ankara 7) Nakao H, Uka, I, Kotani J. (2017). A review of the history of the origin of triage from a disaster medicine perspective. Acute Medicine & Surgery 4(4): 379-384.8) Farrohknia N, Castrén M, Ehrenberg A, Lind L, Oredsson S, Jonsson H, Asplund K, Göransson KE (2011). Emergency department triage scales and their components: A Systematic review of the scientific evidence. Scandinavian Journal of Trauma Resuscitation and Emergency Medicine 19(42): 1-13. 9) Zachariasse JM, van der Hagen V, Seiger N, Mackway-Jones K, van Veen M, Moll HA (2019). Performance of triage systems in emergency care: a systematic review and meta-analysis. British Medical Journal Open 9(5): 1-9.10) Review of the Manchester Trıage System Erişilebilir: https://nipec.hscni.net/download/projects/previous_work/provide_adviceguidanceinformation/review_manchestertriage/publications/ManchesterTriage-Report.pdf. Erişildi:23.04.202011) Guıdelines on The Implementatıon of The Australasian Triage Scale in Emergency Department, Erişilebilir: Shttps://acem.org.au/getmedia/51dc74f7-9ff0-42ce-872a-0437f3db640a/G24_04_Guidelines_on_Implementation_of_ATS_Jul-16.aspx Erişildi:23.04.202012) Bullard MJ, Unger B, Spence J,  Grafstein E (2008). Revisions to the Canadian Emergency Department Triage and Acuity Scale (CTAS) adult guidelines. CJEM 10(02): 136–142. doi:10.1017/s148180350000985413) Çınar O, Çevik E, Salman N, Cömert B (2010). Emergency Severity Index Triaj Sistemi ve bir üniversite hastanesi acil servisinde uygulama deneyimi. Türkiye Acil Tıp Dergisi 10(3):126-131.Şimşek DÖ (2018). Triaj sistemlerine genel bakış ve Türkiye’de acil servis başvurularını etkileyen faktörlerin lojistik regresyon ile belirlenmesi. Sosyal Güvence Dergisi 7: 84-115.14) Partovi SN, Nelson BK, Bryan ED, Walsh MJ (2001). Faculty triage shortens emergency department length of stay. Academic Emergency Medicine 8(10): 990-995.15) Arslan FE, Olgun N. Erişkinlerde acil bakım triyaj: Acil bakımda önceliklerin belirlenmesi. Akademisyen Yayınevi, 2014, Ankara, Sayfa: 65-95.16) Chen LC, Lin CC, Han CY, Hsieh CL, Wu CJ, Liang HF (2018). An interpretative study on nurses' perspectives of working in an overcrowded emergency department in Taiwan. Asian Nursing Research 12(1): 62-68. 17) Bijani M,  Khaleghi AA (2019). Challenges and Barriers Affecting the Quality of Triage in Emergency Departments: A Qualitative Study. Galen Medical Journal, 8:1619.18) Lyons M, Brown R, Wears R (2007). Factors that affect the flow of patients through triage. Emergency Medicine Journal, 24(2): 78–85. doi:10.1136/emj.2006.03676419) Melton N, Mitchell M, Crilly J, Cooke M (2014). Patient characteristics and institutional factors associated with those who "did not wait" at a South East Queensland Emergency Department: who are those who "did not wait" in ED? Australasian Emergency Nursing Journal J 17(1): 11-18. 20) Al-Johani AN, Aloufi AH, Mariwa RZ, Al-Omari AA (2019). The Effective Communication In Nursing Triage. Trends in Social Sciences, 1(3): 1-6.21) Emergency Triage, Machester Triage Group. 2. Bskı. Yayıncı:    John Wiley & Sons, 2008. ISBN: 0470757280, 9780470757284, sayfa:122) Emergency Triage: Manchester Triage Group Advanced Life Support Group. Editörler: Kevin Mackway-Jones, Janet Marsden, Jill Windle. Yayıncı    John Wiley & Sons, 2014. ISBN: 111829906X, 9781118299067, sayfa: 6-9.23) Stone EL (2019). Clinical decision support systems in the emergency department: opportunities to ımprove triage accuracy. Journal of Emergency Nursing 45(2): 220-222. 24) Bennett P, Hardiker NR (2017). The use of computerized clinical decision support systems in emergency care: a substantive review of the literature. Journal of the American Medical Informatics Association 24(3): 655-668.

https://yapex.com/acil-servis-triyaji

OTELLERE SERTİFİKASYON ALMALARI İÇİN 'İZOLASYON ODASI' ŞARTI GETİRİLDİ

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Kovid-19'la mücadele sürecinde, turistik tesislerin "Sağlıklı Turizm Sertifikasyonu" alabilmeleri için kriterler belirlenirken, "izolasyon alanları ve odaları" oluşturma şartı, kriterlerin başında yer aldı. AA muhabirinin, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının internet sitesinde yer alan "Konaklama tesisleri, yeme ve içme tesisleri için pandemi süresince yapılacak Kovid-19 ve hijyen uygulama şartları"ndan derlediği bilgiye göre, ulaşım ve konaklama tesisleri, sağlıklı bir tatil için gerekli önlemleri yerine getirecek, sertifikasyon almaya teşvik edilecek ama mecbur tutulmayacak.  Turistik işletmeler, ulusal veya uluslararası hijyen ve temizlik malzemesi tedarikçisi kuruluş iş birliğinde, Bakanlıkça belirlenen kurum veya kuruluş tarafından yapılacak denetim sonucunda belirlenen şartları taşımaları halinde belgeyi alabilecek. Turistik işletmelerin, tüketicinin beklentilerini karşılayarak olumlu algı ve rekabet üstünlüğü yakalamaları için öncelikle tüm süreci yönetecek bir yönetici görevlendirmeleri, tüm departmanlarına yönelik protokoller hazırlamaları, çalışanlara bu konularda eğitim verilmesini sağlamaları, hijyen ve dezenfeksiyon ile sosyal mesafe konusunda etkin çalışma yürütmeleri hedefleniyor. Oteller sertifikasyon için sosyal mesafe planı hazırlayacak Oteller, misafirin otele girişinden acil durum ve izolasyona kadar farklı başlıklarda 132 kriteri şartları yerine getirerek sertifika alacak. Buna göre, sertifika almak isteyen tesisler, tüm departman ve birimleri için hijyen uygulamalarını kapsayan protokoller hazırlayacak. Otellerde, sosyal mesafe planı hazırlanacak. Ortak kullanım alanlarında alkol bazlı el antiseptiği veya dezenfektanı bulunacak. İşletme bünyesinde görev alan çalışanlara, uygulanacak plan ve protokoller konusunda periyodik temel eğitimler verilecek. Otel çalışanlarına günde iki defa vücut ısısı ölçümü yapılacak Kovid-19 ve hijyen uygulamalarına ilişkin personel alanları ve genel alanlara duvar şemaları asılacak. Hazırlanan duvar şemalarının en az 3 dilde çevirisi yapılacak. Tesiste, koruyucu kıyafet ve ekipman ile tesis girişinde de maske hazır bulundurulacak. Çalışanların işe giriş ve çıkışlarında vücut ısısı ölçümleri termal sensörle yapılarak, biyometrik yüz tanımları aynı anda kayıt altına alınacak ve takibi sağlanacak. Tesis personeline müdahale planı Otellerde, acil durumlar ile hasta, semptomlu ve şüpheli vaka tespit edilmesi halinde ulaşılacak kişi ve kurumlar belirlenecek. Misafirlerin otele girişte ve konaklamaları sırasında öksürme, halsizlik, yüksek ateş gibi hastalık durumu göstermeleri halinde tesis personelinin müdahale planı oluşturulacak. Otel içerisinde acil durumlarda izolasyon alanları ve odaları oluşturulacak. İzolasyon alanlarının kullanımı ve tahliyesi sonrasında temizlik şartları belirlenecek ve temizlik uygulamaları kayıt altına alınacak. Otellere termal kamera Gelen ziyaretçilerin termal kamera veya temassız termal sensörlü ateş ölçerlerle vücut sıcaklığı kontrolleri gerçekleştirilerek yüz görüntüleriyle kayıt altına alınması sağlanacak. Sıcaklık aralığı haricinde bir tespit mevcut ise değişimler de kayıt altına alınacak. Tesis çalışanları MEB onaylı Hijyen Eğitimi Sertifikasına sahip olacak. Kovid-19'lu hastanın odasındaki eşyalarına da izolasyon Oteller, acil durumlar ile hasta, semptomlu veya şüpheli vaka tespit edilmesi halinde uygulanacak protokolü, ulaşılacak kişi ve kurumları belirleyecek. Misafirlerin otele girişte veya konaklamaları sırasında herhangi bir hastalık belirtisi göstermeleri halinde (öksürme, halsizlik, yüksek ateş gibi) personelin, müdahale planı hakkında bilgisi olacak. Kovid-19 teşhisi konulan misafirin odasındaki nevresim, çarşaf, havlu gibi tüm tekstil malzemesi ayrı ayrı poşetlere konularak çamaşırhane veya otel dışında çamaşır yıkama hizmeti alınan firmaya iletilerek, bu ürünlerin diğer malzemelerden ayrı olarak yıkanması sağlanacak. Tesis çalışanları, kendilerinde Kovid-19 şüphesi duyduklarında veya hastalık belirtisi gösterdiklerinde durumu tesis yöneticisine bildirecek. Otellerdeki oda ve havlu kartları dezenfekte edilecek Misafirin otele giriş işlemleri, sosyal mesafe konusunda bilgilendirilmesi, bulaşı riski dikkate alınarak misafirin valiz veya eşyalarının kendisi veya belboy tarafından taşınacağına ilişkin bilgilendirmeye yönelik protokol hazırlanacak. Resepsiyonlarda alkol bazlı el antiseptiği veya dezenfektanı, koruyucu ekipmanlar bulundurulacak. Misafirlerin yapacağı ödemelerde, nakit ödeme yerine mümkün olduğunca temassız pos cihazları, online ödeme gibi yöntemler tercih edilecek. Oda kartı veya anahtarı, havlu kartı, kalem, resepsiyon zili gibi ekipmanların kullanım tekrarı olması durumunda dezenfeksiyonu gerçekleştirilerek uygun şekilde muhafazası sağlanacak. Odalar her misafir sonrası dezenfekte edilecek Odalardaki su ısıtıcıları, televizyon ve klima kumandaları misafirler otelden ayrıldığında dezenfekte edilecek. Odalarda şampuan, sabun, duş bonesi, bardak, tabak, çatal, bıçak takımları gibi malzemelerin tek kullanımlık olması için düzenleme yapılacak. Mutfaklar, otel yönetimi tarafından hazırlanmış bir temizlik protokolüne sahip olacak. Bu protokole göre gerçekleştirilen uygulamalar kayıt altına alınacak. Mutfaklarda tüm gıdalar temiz, gıdaya uygun nitelikte bir ekipman ile ve üzeri kapalı olarak depolanacak. Masalar arasına en az 1,5 metre kuralı Masalar arasında en az 1,5 metre, sandalyeler arasında ise 60 santimetre mesafe bırakılacak. Yeme ve içme alanlarında servis ekipmanları servis öncesi ve sonrası düzenli olarak temizlenecek. Otellerde ortak kullanımdaki çay ve kahve makinası, sebil, içecek makinası ve benzeri cihazlar kaldırılarak, misafirlere bir görevli aracılığıyla bu cihazlardan içecek verilmesi sağlanacak. Yemek masaları ve mobilyalarının, masa üstü ekipmanlarının (tek kullanımlık olanlar hariç) alkol bazlı ürünler ile temizlikleri her müşterinin kullanımı sonrasında gerçekleştirilecek. Açık büfede yemekleri görevliler servis edecek Masa üzerinde tek kullanımlık tuzluk, biberlik, peçetelik bulunacak. Açık büfe uygulamasının sürdürülmesi durumunda, büfede bulunan yiyeceklerin misafirler tarafından alınmaması ve yiyeceklerle temas kurulmamasına yönelik bir cam siperlik bulunacak. Önlemler dahilinde bir görevli tarafından, istenen yiyeceklerin misafire verilmesi sağlanacak. Havuz ve plajlar Sertifikasyon için, havuz suyundaki klor seviyesinin açık havuzlarda 1-3 ppm, kapalı havuzlarda ise 1-1,5 değerlerinde tutulması istenecek ve bu değerlerin periyodik olarak kayıt altına alınması talep edilecek. Havuz ve plaj çevresindeki tuvaletler, duş ve soyunma kabinleri sık sık temizlenecek ve dezenfekte edilecek. Bu çalışmalar kayıt altına alınacak. Sauna ve hamama 30 dakika sınırlaması Sauna, hamam, buhar banyosu gibi alanların kullanım süresi en çok 30 dakika ile sınırlandırılarak sonrasında en az 15 dakika, alanın temizlenmesi için düzenleme yapılacak. Bu alanlara giriş çıkış saatleri ile kişi sayısı sınırlandırması yapılacak, ilgili alanları kullanan misafirler kayıt altına alınacak. SPA içerisinde uygun hava kalitesi sağlanarak, nem oranı kontrol altına alınacak. Kese, sabun, duş jeli, şampuan gibi malzemelerin mümkün mertebe tek kullanımlık olması sağlanacak. (AA) Bakınız: İzolasyon Odaları ve Taşıması Gereken Özellikler Kaynak: http://www.tourexpi.com/tr-tr/news.html~nid=162255&u=1f00fdf0c1f5623348e716fafe04cd87&frmnw

https://yapex.com/otellere-sertifikasyon-almalari-icin-izolasyon-odasi-sarti-getirildi

YAPAY ZEKA AŞI GELİŞTİRMEDE NASIL DAHA FAZLA HIZ VE DOĞRULUK SAĞLAYABİLİR?

Tıp alanında son otuz yılda muazzam gelişmeler olsa da insan vücudu hakkında hala henüz keşfetmediğimiz çok şey var. Sağlık sektörünün misyonu bu nedenle tıp alanındaki kolektif anlayışımızın ön cephesinde sürekli şekilde denemeler yapmaktır. Bulaşıcı hastalıklara karşı atılacak adımlar bunun sadece bir tarafı fakat küresel sağlık ve yaşam beklentisini iyileştirmek açısından çok önemli bir bölümü kapsıyor.Akut hastalıkları kronik hastalıklardan ayıran en önemli konu aciliyet durumudur. Yeni bir tür hastalık ortaya çıktığında hastalığın viral doğası, modern toplumların birbiriyle olan bağlantısallığıyla birlikte tedavi gerektiren vaka sayılarında katlanarak ilerleyen çok hızlı artışlara neden olabilir. Bu hem hükümetlerin hem de sağlık altyapılarının üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturur. Çünkü normal sosyal ve ekonomik yaşan tekrar devam edebilsin diye salgının yayılmasını önleyici tedbirler alınması gerekir ve tedaviler uygulanmak zorundadır. İlaç sektörü şirketleri burada çok kritik bir rol oynuyor. Yapay zeka (AI) ve diğer gelişmiş analitik teknolojilerin kullanımı sayesinde ilaç şirketleri tedavilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına giden süreci hızla ivmelendirebilir. Aşı geliştirme sürecine hangi aşamalar dahil? Bulaşıcı hastalıkların yarattığı aciliyet durumu bir aşı bulunmasına yönelik süreçleri kendiliğinden hızlandırıyor. Sağlık profesyonellerine etkin bir tedaviyi olabildiğince hızlı ulaştırma ihtiyacı ve buna bağlı olarak hızlı adımlar atılmasına yönelik ihtiyaç, araştırmacılar ve doktorlardan düzenleyici otoriteler ve üreticilere birçok kurumu birleştiriyor ve harekete geçiriyor. Bu gruplar yorulmadan ve kararlı bir hedef için çalışsa bile aşı geliştirmenin tüm süreçleri yılları bulabiliyor. Bir tedavinin piyasaya sunulmaya hazır hale gelmesinden önce birçok adım var. Bu adımlar şöyle: Araştırma aşaması; Aday aşıların kısa listeye alınması için binlerce bileşenle yapılan çalışmalar ve bağışıklığın nasıl tepki verdiğine ilişkin araştırmalarKlinik deney öncesi aşama; Gerekli antijenlerin belirlenmesi ve aşı konsept ve tasarımına dönüşmesi için yapılan laboratuvar analizleriKlinik geliştirme; aşının farklı karakterdeki test grupları üzerinde denenmesiOtoritelerin gözden geçirmesi ve onayı; aşının güvenliğinin onaylanması ve sağlık düzenlemeleriyle uyumunun teyit edilmesiÜretim ve kalite kontrol; kitlesel dağıtıma hazırlık için aşının geliştirilmesiÜretilen aşının etkinliği ve güvenliğini sağlamak, yan etkilerinin düzgün bir şekilde anlaşılması ve hastalık riski yeterli oranda minimize edilene kadar tutarlı ve ölçeklendirilebilir şekilde üretilebilmesi için tüm bu adımlar şart. Geçmişte bu sürecin karmaşıklığı, düzenlemeler ve her bir aşamadaki maliyetler ortaya çıkan sağlık sorunlarına verilen tepkileri yavaşlattı. Şimdi yapak zeka alanındaki gelişmiş teknolojiler sayesinde tedavileri sahaya ulaştırdığımız süreçleri hızlandırma fırsatımız var. AI bu sürece nasıl katkı sağlayabilir? Aşı geliştirilmesi gibi karmaşık bir konuda geceden sabaha bir gelişmeyi asla bekleyemeyiz. Fakat bu süreci aksatan bazı kısıtları ve darboğazları ortadan kaldırmak konusunda bir şeyler yapabiliriz. Veri analitiği otomasyonundaki gelişmeler ve her bir keşif safhasında ne olduğuna ilişkin görselleştirmelerin iyileştirilmesi bazı verimsizlikleri ortadan kaldırabilir, aşı geliştirme sürecini hızlandırmaya yardımcı olabilir ve yüksek ölçekte üretim için operasyonları kolaylaştırabilir. İşte her aşamada AI teknolojilerinin oynayabileceği roller: Araştırma/klinik deney öncesiİlaç keşfinin ilk fazları genelde daha önceki çalışmaları ve tedavileri temel alarak aday aşıları filtreleme süreci içerir. Araştırmacılar muazzam büyüklükteki dijital veri kütüphanelerini işlemek için AI kullanabilirler (binlerce ilaç bileşeninin özelliklerini analiz etmek gibi adımlarda). Ve potansiyel tedavi adaylarına giden bu süreçte manuel işlemlerden çok daha kesinlik sağlanacaktır. AI bu aşamalarda karmaşık insan verisinden oluşan DNA dizilimleri için de kullanılarak klinisyenlerin genetik uyum ve bağışıklık tepkisi testlerini yapmalarına olanak sağlar. Klinik geliştirme ve deneylerUygun bileşenler belirlendikten sonra süreç bu bileşenleri test etmeye geliyor. Farklı hastalar yaş ve tıbbi geçmiş gibi farklı etkenler nedeniyle tedavilere farklı tepkiler gösterir. Bu nedenle testler hastaların tedaviye kötü bir tepki verebileceği marjinal vakaları dahi kapsayacak kadar kapsamlı olmalıdır. Derin öğrenme algoritmaları konusunda öğrenim görerek araştırmacılar bu testleri de daha önce hayal bile edilemeyecek hızda gerçekleştirebilirler - aday aşıyı fiziksel olarak denek hastalara uygulamadan önce dahi testler yapılabilir. Bu algoritmalar bulaşıcı hastalıklarla savaşacak antikorları belirlemek ve örneklendirmek için de kullanılabilir - hız ve maliyette ciddi iyileşmeler de sağlayarak. Gelişmiş analitik ve veri görselleştirme ile insan vücudunun potansiyel aşıya olan tepkisi daha hızlı belirlenerek testlerin daha hızlı olması sağlanabilir ve daha düşük hata oranlarıyla daha karmaşık analizler yapılabilir.  Üretim ve QAAşı ürünlerinde otorite onaylarından sonra, aşının dünya genelinde hastane ve kliniklere dağıtılmak üzere geliştirilmesi için bir yarış başlar. Bu safhanın, aşıyı üreten üreticiler üzerinde ciddi operasyonel sonuçları olur, üretim kapasitesi, ürün kalitesi ve optimum ambalaj çözümü gibi konularda çok hızlı kararlar verilmesi gerekir. AI ve sensör temelli teknolojilerin gücünü birleştirerek üreticiler granüler (taneli) verileri geniş tedarik zincirinde verime dönüştürebilirler. Bu sayede üretim sürecindeki talep-arz uyumsuzluklarından kaçınılmış olur ve ürünlerin dağıtım sırasında bozulma riski minimize edilir. İhtiyaç anında daha hızlı tedavilerBir virüs salgını politika yapıcılarından sağlık otoritelerine, doktorlardan üreticilere kamu sağlığı yönetimindeki herkes için benzeri görülmemiş zorluklar teşkil edebilir. Politika yapıcılar ve sağlık otoriteleri enfeksiyonun testi için hızlı eyleme geçebilirken, doktorlar ve üreticiler ise daha hızlı tedavi sunma baskısı altındadır. Bir aşı geliştirilmesi sürecinde yeni verimlilikler elde etmek belirli vakaların tedavilerinde kayda değer fark yaratarak sağlık altyapıları üzerindeki baskıyı azaltabilir ve daha iyi iyileşme oranlarına katkı sağlar. AI yetkinlikleri aşı/tedavi geliştirme tarafındaki oyuncuların baskı altında daha hızlı eyleme geçebilmesine olanak sağlar. Derin öğrenme gibi teknikler ve gelişmiş veri görselleştirme gibi teknolojiler yeni virüslere uygun tedavileri araştırırken karşılaşılan karmaşıklıkların giderilmesine olanak sağlar ve mevcut araştırmaları dayanak almaları sürecini kolaylaştırır. Üretim ve dağıtım tarafında da AI kullanımıyla faydalar sağlanabilir; Üreticiler ilaçların bu kadar belirsiz koşulların olduğu bir durumda bile piyasaya hızlı bir şekilde ulaştırılmasında çok önemli bir rol oynar. İlaç üretiminde AI’nin rolü hakkında daha fazla bilgi almak için www.rockwellautomation.com    

https://yapex.com/yapay-zeka-asi-gelistirmede-nasil-daha-fazla-hiz-ve-dogruluk-saglayabilir

SALGIN DÖNEMİNDE UÇAKLA SEYAHAT ETMEK NE KADAR GÜVENLİ?

Covid 19’un etkilediği en önemli konulardan biri de uçak ile seyahat özgürlüğümüzün kısıtlanması oldu. Hepimizin kafasında ‘’uçağa bindiğimizde kabin içinde bir Covid 19 hastası veya taşıyıcısı varsa hastalığın buluşmasından nasıl korunacağız’’ sorusu oluştu.  Diğer ulaşım araçlarına göre uçaklarda daha etkili ve güvenli bir havalandırma sistemi olduğunu öğrendiğimde bir rahatlama hissetim. Ama yine de temizoda havalandırma sistemi validasyonu ile ilgili biri olarak irdelenecek birçok  konu olduğunu da gördüm. Bu yazımda kısaca ve genel olarak  bu konuları sizlerle paylaşmak istedim. Masmavi bir gökyüzünde, rahat koltuğumuza oturmuş, pamuk tarlası görünümündeki  bulutların üzerinde, çayımızı içerken, uçuşun keyfini çıkarıyorduk. Dış ortam şartlarını hiç düşündük mü? Sıcaklık; eksi 56 derece, basınç ise insan vücudunun kolay dayanamayacağı kadar düşük bir oranda. Peki biz kendimizi nasıl bu kadar rahat hissediyoruz? Bu yüksek irtifada basınç, sıcaklık ve oksijen yoğunluğunun düşük olması canlı sağlığı açısından olumsuz bir durum oluşturur.  Bunu engellemek için uçak motorundan alınan basınçlı ve sıcak hava, iklimlendirme paketlerinden geçirilerek kabinin içine verilir ve kabinin basınçlanmasını (bu işleme 1940’larda başlanmıştır) sağlar.  Uçak kabinini sızdırmaz bir oda gibi düşünürsek, basınçlandırma yapmak  hem yüksek irtifa hem de yetersiz oksijen problemlerini çözer.  Sizlere bu yazıyı hazırlarken faydalandığım makalede Boeing 737 uçak tipinden faydalanılmıştır. Uçaklardaki iklimlendirme sistemi temel olarak soğutma, ısıtma, basınçlandırma, sıcaklık kontrol ve dağıtım ünitelerinden oluşur. Koşullandırılmış havanın dağıtımı kokpit ve kabin olmak üzere ikiye ayrılır ve her ikisi birbirinden bağımsızdır. Burada dolaşan hava ayrıca elektronik bölümü ve kargo kısımlarına da gider.  Dağıtım sisteminin bir alt kısmı da bizi çok ilgilendiren kabin içi havasının tekrar dolaşım (re-sirkülasyon) sistemidir. Nasıl temizodalarda tasarruf amaçlı tekrar dolaşım havası kullanıyorsak, bu havayı *HEPA/ULPA filtrelerden geçiriyorsak ve taze hava ile belli oranda karıştırıyorsak, uçaklarda da motordan alınan besleme  (taze) havasını azaltarak ve tekrar dolaşım havasını arttırarak yakıt tasarrufu sağlanmaktadır. Emilen hava, hava fanlarıyla HEPA/ULPA filtrelerden geçirilerek karışım manifolduna  alınır ve belli oranda taze havayla karışır. Tekrar dolaşım havasının, içerdiği canlı/cansız partiküllerden temizlenmesi yüksek etkinlikte (%99,99... oranında 0.3 -0.5  mikron boyutunda) partikül tutucu HEPA/ULPA filtreler yoluyla gerçekleşir. Bu filtreler ön kargo bölümünün arka duvarında bulunur ve tekrar dolaşım havasının girdiği ilk noktadadır.  Uçaklarda kabin içi havası ile ilgili bilgileri kısaca özetledikten sonra, kabin içindeki hava kalitesini yükselten bu filtreler ve kabin içi havasının tekrar dolaşımı hakkında mutlaka düşünülmesi gereken önemli konuları dile getirmeye çalışacağım: Doğal olarak her filtre gibi bu filtreler de dolar, tıkanır ve yenisiyle değiştirilmesi gerekir. Boeing 737’de bu değişim süresi 5000 uçuş saatidir, yaklaşık 1-1,5 yıla denk gelir. Acaba verilen bu süre birçok değişkenlik (daha sık uçuş, taşınan yolcu sayısı, ortam tozu ve kirliliği vb.) göz önüne alındığında yetersiz kalabilir mi?                                              Örneğin, temizoda kullanıcıları olarak bizler, bu filtre değişim süresini bahsettiğim değişkenliklere rağmen daha net belirleyebiliyoruz.  Bunun için sürekli filtrenin ön ve arka tarafındaki basınç farkını ölçerek, filtre üreticisinin belirttiği tıkanıklık basıncına göre kendimize bir filtre değişim basınç değeri saptıyoruz ve bu değere yaklaştığımızda filtreyi değiştiriyoruz  Not: Filtreleri değiştirirken, filtrelerin havadaki mikrobiyal kontaminasyonu tuttuğu ve değiştirme sırasında bu işlemi yapan teknik personele zarar verebileceği düşünülerek güvenli değişim (safe change) yöntemleri düşünülmelidir. Diğer bir konu ise HEPA/ULPA filtrelerin, çok hassas malzemelerden (kağıt, alüminyum) yapılması nedeniyle üretim, depolama, taşıma, montaj sırasında çok kolay hasar görebilmesi ve işlevini yitirebilmesidir. Bu açıdan kabine filtre takılmadan önce, takıldıktan sonra ve belirli bir sıklıkta sızıntı (integrity) testi yapılarak filtre bütünlüğünün uygunluğu test edilmelidir. Kabin içi hava kalitesi dendiğinde akla gelen diğer önemli konuda yolcu başına düşen oksijen miktarıdır. Günümüzde bu konuyla ilgili bir standart geliştirilmemiştir. Böylece hava yolu şirketleri de maliyeti azaltmak için bu konuyu fazla irdelemezler. Bugün uçaklarda %50’ye yakın tekrar dolaşım havası kullanılmaktadır. Enerji ve maliyet açısından tekrar dolaşım hava miktarının arttırılması bazı sağlık risklerini de ortaya çıkarmıştır.  Covid 19 salgını bu riskleri tekrar gündeme getirmiştir.  1970’lerde yolcu başına 0,42 m3/dk olan dış hava miktar, günümüzde 0,17 m3/dk’ya düşürülmüştür. ASHRAE (American Society of Heating Refrigerating and Air –conditioning Engineers) tarafından belirlenen standarta göre bu miktar 0.42 m3/dk olmalıdır. Kabin havalandırma sistemi tasarımı bir koltuk sırasına gönderilen havanın yine o koltuk sırasından alınarak kabinden atılmasını sağlayacak ve riski azaltacak şekilde yapılır. Ama  bir yolcuda enfeksiyon varsa hava yoluyla diğer yolculara bulaşabilir. Bu nedenle yolcu başına düşen taze hava miktarı ne kadar fazlaysa risk o kadar azalır.  Sonuç 1940’larda kabin basınçlandırılması ile  başlayan iklimlendirme sistemleri, günümüze kadar sürekli geliştirilmiştir. Fakat ne yazık ki yolcu ve mürettebattan hava kalitesiyle ilgili şikayet ve rahatsızlık bilgileri alındığı halde bu bilgiler düzenli bir kaynakta derlenmediği için kabin içi hava kalitesi ve sağlık riskleri arasında net bir bağlantı kurmak zordur.  Bu açıdan temizoda kullanıcıları olan bizlerin yaptığı ölçümler (basınç farkı, sıcaklık, rutubet, mikrobiyal yük, HEPA/ULPA filtre tıkanıklık ve sızdırmazlık ölçümleri vb) düzenli olarak kabin içi havası içinde yapılırsa ve bu sonuçlar bir havuzda toplanırsa, yolcu ve mürettebat için daha sağlıklı bir kabin ortamı sağlayacak şekilde öneri ve yenilikler yapılabilir ve Covid 19 gibi salgınlarda uçak yolculuğunu daha güvenilir ve tercih edilebilir hale getirebilir.Dilek SunarI.C.C.E. İstanbul Validasyon ve Eğitim Tic. Ltd. Şti. Kaynakça: Arslan, B., Karakoç, T.H., Yörü, Y., Altuntaş Ö. ‘’Uçak ve iklimlendirme sistemleri ve iç hava kalitesi üzerine etkisi’’, Mühendis ve Makina Cilt 51 Sayı 697

https://yapex.com/salgin-doneminde-ucakla-seyahat-etmek-ne-kadar-guvenli

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0